• Alzheimer’da doğru bilinen yanlışlar!

    Alzheimer’da doğru bilinen yanlışlar!

    Son yıllarda fazla görülmeye başlayan, bilinen bir tedavisi olmayan, sadece yaşam kalitesini artırmaya yönelik destek tedaviler yapılabilen Alzheimer ile ilgili doğru bilinen yanlışları Nöroloji Bölümü Uzmanı Dr. Keriman Oğuz’dan öğrendik.

     

    Yanlış: Alzheimer ve Demans aynı hastalıktır.

    Doğru: Demans, zihinsel bozulma ile bulgu veren bir grup hastalığı içeren sendromun genel adıdır. Alzheimer Hastalığı ise Demansın en sık görülen formudur. Tüm demansların yaklaşık üçte ikisini oluşturur.

    Yanlış: Şarap ya da üzüm suyu Alzheimer Hastalığını durdurmaya yardımcı olabilir.

    Doğru: Alzheimer Hastalığının tedavisinde vitamin, takviye edici gıda veya ilaçların ne yazık ki durdurucu bir etkisi görülmemiştir.Siyah üzümün kabuğunda resveratrol adlı bir antioksidan bir madde bulunur. Alzheimer Hastalığının tedavisinde resveratrolün yanı sıra E vitamini, C vitamini, B vitaminleri ve Koenzim Q10 gibi takviyeler de denenmiştir; ancak hastalığın önlenmesi ya da yavaşlatılacağı konusunda herhangi bir olumlu sonuca ulaşılamamıştır. Araştırmalar, beyin aktivitesini korumak için en iyi yöntemin meyve, sebze, balık ve kuruyemişlerden zengin bir diyet ve düzenli egzersizyapmak olduğunu göstermektedir.

    Yanlış: Alüminyum tüketimi ve grip ilaçları Alzheimer Hastalığı riskini yükseltir.

    Doğru: Gerçek neden bilinemese de Alzheimer Hastalığında yaş, en önemli risk faktörüdür. Yaşlandıkça, Alzheimer hastası olma olasılığı yüksektir. Yapılan araştırmalarda alüminyum teneke kutular ve pişirme kapları, grip ilaçları, yapay tatlandırıcılar ve gümüş diş dolgularının Alzheimer’a neden olduğuna dair bir veri yoktur.

    Yanlış: Ebeveynlerinizden birinde Alzheimer Hastalığı varsa, muhtemelen siz de olursunuz.

    Doğru: Vakaların% 5’inden azında ebeveynlerinde AlzheimerHastalığı görülen kişiler vardır. Ailesinde Alzheimer olan birinin aile öyküsü olmayan birine göre riski 2-3 kat fazladır. Alzheimer, genellikle 65 yaş üzeri yaşlarda görülürken, genetik geçişli tipi 40-50’li yaşlardan itibaren görülebilir. Ancak yapılan araştırmalara göre yaşam şeklinizde yapacağınız değişikliklerle riski azaltmak mümkündür. Bunlar sağlıklı kilo vermek, diyet yapmak, düzenli egzersiz, kalp ve şeker hastalığınızın kontrollerini ihmal etmemektir. Etkin bir sosyal hayat, arkadaşlarınızı ve ailenizi görme ve bir hobi edinme riski azaltabilir.

    Yanlış: Alzheimer Hastalığında hafıza kaybı 1 yıl içinde başlar.

    Doğru: Alzheimer’ın etkileri hafıza kaybından 10-15 yıl önce başlar. Hastalık kendinizi tekrarlama, unutma, bildiğiniz yerlerde kaybolma ve yeni bilgiler öğrenememeile kendini gösterir. Araştırmacılar, semptomlar ortaya çıkmadan çok çok önce hastalığın belirti vermeye başladığını; ancak davranışsal değişimlere neden olmaya başladıkça fark edildiğini düşünüyorlar. Örneğin; bir toplantıyı unuttuysanız bunu normal karşılayabilirsiniz; ancak unutma düzenli hale gelmeye başladıysa dikkat edilmesi gerekir. Anahtarınızı yanlış yere koymuş olabilirsiniz. Bu normaldir. Ancak buzdolabı, fırın gibi hiç uygun olmayan bir yere koyuyor, bunu hatırlamıyor; üstelik eşinizi ya da bir yakınınızı anahtarlarınızı çalmakla suçluyorsanız yolunda gitmeyen bir şeyler olabilir.

    Yanlış: 85 yaşındaysanız Alzheimer ile karşılaşma ihtimaliniz %85’in üzerindedir.

    Doğru: Alzheimer, yaşlanmanın normal bir parçası değildir. 65 yaş üzeri Alzheimer ile karşılaşma riskiniz %15-20’dir. 85 yaşından sonra ise bu oran %50 olur.  Daha erken başlayan Alzheimer, nadir görülen kalıtsal bir formdan kaynaklanabilir ve 40-50 yaş gibi genç dönemlerde başlayabilir.

    Yanlış: Beyninizi bulmaca çözerek koruyabilirsiniz.

    Doğru: Önceden bulmaca çözmenin faydalı olduğuna dair çalışmalar olduğu söylense de son yapılan çalışmalarda bulmaca çözmenin katkısının olmadığı gösterilmiş.Yani zihinsel bir iş yapmanın Alzheimer’ı önleyebileceğiyle ilgili henüz bir kanıt yok. Ancak, bellek kaybını önlemeye yardımcı olan beyin gücü oluşturmanıza yardımcı olabilir. Düzenli egzersiz yapmanın, sağlıklı beslenmenin, tansiyon ve şeker regülasyonun sağlanmasının, sigarayı bırakmanın riski azalttığı gösterilmiştir.

    Yorum Yap →

Yorum Yap

Yanıtı iptal et