• Fiziksel Aktivite ve Kanser İlişkisi

    Fiziksel Aktivite ve Kanser İlişkisi

    -Kanser hastalıklarının yalnızca yüzde 5 ila 10’u genetik yatkınlığa bağlı, çevresel koşullar, beslenmeve yaşam şekli gibi faktörler kanser oluşumunda çok daha etkili…

    -Düzenli yapılan egzersiz kanserden koruyor… Özellikle meme kanseri ile kolorektal kanserlerden egzersiz ile önemli ölçüde korunmak mümkün…

    -Kanser hastalarının radyoterapi ve kemoterapi sırasında egzersiz yapmaları tedaviye katkı sağlıyor…

     

    Düzenli yapılan egzersizin psikolojik ve fiziksel olarak iyi olma halini geliştirdiği, hayatı tehdit eden kardiyovasküler hastalık, inme ve kanser gibi hastalıkların riskini azalttığı bilinmektedir. Kanserin sadece %5-10’u genetik yatkınlığa bağlı iken, geriye kalanı çevresel ve yaşam biçimi faktörlerine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Kanser ölümlerinin üçte birinden fazlasının ve kalp hastalıkları, inme ve tip II diyabet hastalıklarının yaklaşık %80’inin hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, sigara ve alkol kullanımı gibi davranışsal risk faktörlerinin yok edilmesi ile önlenebileceği düşünülmektedir.

    Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Kanser Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özet, düzenli egzersizin kansere karşı güçlü bir önleyici olduğunu ve görülme sıklığını yüzde 40 azaltabileceğini belirtti. Egzersizin en yüksek önleyici etkisinin meme ve kolorektal kanserler üzerinde görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Ahmet Özet gelişmiş ülkelerde insanların çoğu tarafından benimsenen hareketsiz yaşam biçiminin insanın gen yapısıyla uyumsuz olduğunu ve bu durum dünyadaki sağlık sorunlarının çoğundan sorumlu çok sayıda kronik hastalığın oluşumuna neden olduğunu vurguladı.

    Prof. Dr. Ahmet Özet kanser ve fiziksel egzersiz arasındaki ilişkiyi her yönü ile anlattı:

    Düzenli egzersizin başta meme ve kolorektal kanser olmak üzere birçok kanserin görülme sıklığını önemli düzeyde azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Prostat, endometrium, akciğer, testis, over gibi kanser türlerinde de düzenli egzersiz yapılması ile birlikte kanser görülme düzeylerinin önemli oranda azaldığı ve egzersizle birlikte birçok kanser türüne karşı önemli oranda koruyuculuk sağlandığı bilinmektedir.

    Egzersiz ve kanserden korunma arasında ilişki sağlayan en önemli mekanizmalardan biri kilo kontrolü ve özellikle karın bölgesindeki yağlanmayı azaltmaktır. Yağ dokusu endojen östrojen ve testosteronun başlıca kaynağıdır. Bu hormonlardaki artış endometrium, meme ve prostat kanserleri için risk faktörüdür. Özellikle de karın bölgesindeki yağlanma bu hormonların üretimini arttırarak meme kanseri, endometrium ve prostat kanseri riskini arttırabilir. Bu nedenle egzersiz yaparak özellikle karın bölgesindeki yağlanmanın azaltılması bu kanserlerin riskini düşürmeye yardımcı olabilir.

    DÜZENLİ, KISA SÜRELİ VE ORTA ŞİDDETLİ EGZERSİZ YAPILMASI UYGUN

    Her ne kadar fiziksel egzersiz kanserden korusa da yapılacak olan egzersizin türü, şiddeti ve süresi çok önemli. Tek seferli ve çok şiddetli egzersiz yapıldığında üretilen serbest radikal düzeyi antioksidan savunma sisteminin kapasitesini aşarak oksidatif strese neden olabilmektedir. Radikallerin aşırı üretimi DNA yapısında baz değişikliklerine neden olarak DNA’da hasar oluşturabilir, bu da gen yapısında değişikliğe yol açarak kanser oluşumunu tetikleyebilir. Bu nedenle, kanser riskini azaltmak amacıyla kısa süreli orta şiddetli egzersiz yapılması önerilmektedir.

    KANSER HASTALARINA EGZERSİZ ÖNERİLERİ

    Kanser tanısı sonrası verilen egzersiz reçetesinin cerrahi sonuçları geliştirmede, hissedilen yakınmaları azaltmada, radyasyon ve kemoterapiye bağlı yan etkilerle baş etmede, fiziksel işlevi sürdürme veya arttırmada, psikolojik sağlığı geliştirmede, yağ alımını ve kas-kemik kaybını azaltmada ve yaşam süresini uzatmada yararları çoktur. Bu nedenle, düzenli egzersiz yapılması tüm popülasyona olduğu gibi, özellikle kanser açısından yüksek riskteki kişilere önerilmelidir. Ayrıca, egzersiz tedavinin bir parçası olarak, yaşam kalitesini arttırmak ve yaşam süresini uzatmak amacıyla kanser hastalarının rutin klinik bakımlarına eklenmelidir.

    Egzersiz ayrıca kanser hastalarında uygulanan radyasyon ve ilaç tedavilerinin yan etkilerini ve hissedilen yakınmaları azaltmak amacıyla kullanılan destekleyici bir tedavi yöntemidir. Egzersizin; kanser hastalarında tedaviye bağlı ortaya çıkan yorgunluk başta olmak üzere, diğer yan etkilerin hafifletilmesinde ve hatta ortadan kaldırılmasında, psikolojik olarak iyilik halinin arttırılmasında ve yaşam süresinin uzatılmasında çok önemli rolü olduğu bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir.

    • Hareketsizlikten kaçınılmalıdır. Az aktivite yapmak bile hiçbir şey yapmamaktan daha iyidir. Herhangi bir düzeydeki aktivite sağlığı geliştirmeye yardımcı olabilir. • Düzenli fiziksel aktivite yapılması; • Egzersiz düşük tempo ve şiddette başlamalı ve kademeli arttırılmalıdır. • Egzersiz tipi, şiddeti ve sıklığı kanserin tipine ve derecesine ve hastanın durumuna göre düzenlenmelidir.

    Kanser hastalarında egzersiz yaparken dikkat edilmesi gereken; egzersize ara vermenin ya da egzersizin tamamen yasaklanmasının gerektiği bazı özel durumlar vardır. Bunlar kanserin tipine, derecesine ve hastalığın tuttuğu sisteme bağlı olarak belirlenmektedir.

    • Kemoterapi veya radyasyon terapisinden sonraki ilk iki saat dolaşımda artışa yol açarak tedavinin etkilerini arttırabileceğinden, bu dönemde egzersize ara verilmelidir.

    • Son 24 saat içinde intravenöz kemoterapi uygulanmışsa egzersiz yapılmamalıdır.

    • Ateş 38ºC’nin üstünde olduğunda egzersizden kaçınılmalıdır.

    • Egzersiz sırasında başlayan bulantı ve kusma, alışılmadık yorgunluk veya kas zayıflığı, dezoriyantasyon, bulanık görme, baygınlık, solukluk, gece ağrısı veya yaralanma ile ilişkisi olmayan ağrı gibi bulgular olduğunda egzersizden kaçınılmalıdır.

    • Enfeksiyon riskinin attığı durumlarda yüzme ve kalabalık salonlarda spor yapmaktan kaçınılmalıdır. Kanserli hastalarda egzersiz yapılmasının yasaklanmasına veya egzersize ara verilmesine neden olabilecek bu kriterlere rağmen, gerekli önlemlerin alınması ve uygun aktivitelerin seçilmesi ile egzersizin birçok kanser hastası için güvenli olduğu araştırmalarda gösterilmiştir.

    Sonuç olarak, kanser hastalığının önlenmesinde ve tedavisinde egzersizin önemli bir rolü olduğu açıkça görülmektedir. Yaşam boyunca fiziksel olarak aktif olmak özellikle kolorektal ve meme kanseri olmak üzere birçok kanser riskini azaltmaktadır. Kanser tanısından sonra yapılan düzenli egzersiz hissedilen yakınmalarda azalma, tedaviye bağlı yan etkilerde düzelme, psikolojik olarak iyi olma halinde artış ve çeşitli mekanizmalar aracılığında yaşam süresinde artış sağlamaktadır. Bu nedenle, düzenli egzersiz özellikle de kanser açısından yüksek riske sahip kişiler başta olmak üzere tüm popülasyonda desteklenmelidir. Ayrıca, egzersiz hem yaşam kalitesini arttırmak, hem de hastalık ve ölüm oranını azaltmak amacıyla tedavinin bir parçası olarak hastaların rutin klinik bakımına eklenmelidir.

    Prof. Dr. Ahmet ÖZET

    TÜRK TIBBİ ONKOLOJİ DERNEĞİ YK ÜYESİ

    TÜRKİYE KANSER ENSTİTÜSÜ BAŞKANI

    Yorum Yap →

Yorum Yap

Yanıtı iptal et