• Hepatitler ve Yeni Tedaviler

    Hepatitler ve Yeni Tedaviler

    -Karaciğer kanserlerinin yüzde 80’i kronik hepatitler nedeniyle ortaya çıkıyor…

    -Hepatitlere bağlı ölüm riski trafik kazalarına bağlı ölüm riskinden daha yüksek..

    -Kronik hepatit C’nin tedavisi günümüzün başarı hikayesi oldu. Kronik hepatit B’nin tam tedavisi ise artık kapıya dayandı.

    -Yüz kişiden 4’ü hepatit hastası. Hastalık belirti vermediği için hepatitli olanların pek çoğu hasta olduğunun farkında değil…

    -Hastalıktan korunmanın en önemli yolu aşılanma…

    -Uygun olmayan koşullarda sterilize edilmemiş araçlarla yapılan dövme, kaş dövmesi, botoks uygulamaları, manikür ve pedikür gibi işlemler hepatit riski taşıyor…

     

    Karaciğer vucudun biyokimya fabrikasıdır. Gıdaların metabolizma, depolanma, detoksifikasyon ve protein üretimi başta olmak üzere 5000’den fazla vücut fonksiyonundan sorumlu, kompleks bir organdır. Vücuttaki pek çok organdan farklı olarak kendisini yenileyebilen karaciğerin yüzde 75’inin çıkartıldığı durumda, geri kalanı altı ay içerisinde karaciğeri kendi orijinal boyutuna getirebilir. Kronik hepatit B ve C tedavi edilmez ise önce karaciğer sirozuna ardındanda karaciğer kanserine yol açar.
    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Başkanı ve Avrasya Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan Özkan hepatitin dünya genelinde en sık görülen ve ölümcül risk taşıyan yaygın bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti. Hepatitin karaciğerin iltihabı olduğunu belirten Özkan, karaciğer hasarının derecesini belirleyebilmek için karaciğer biyopsisi yapıldığını söyledi. Prof. Dr Özkan hastaların çekinmesinin aksine biyopsi işleminin yararı düşünüldüğünde risklerinin çok az olduğunu da kaydetti. Ancak son zamanlarda biyopsiye yakın sonuçlar verebilen ve fibroscan adı verilen özel bir ultrasonografik alet ve yöntemlede karaciğerin dokusu hakkında bilgi elde edebiliyoruz dedi.

    HEPATİTLERİN BULAŞMA RİSKİ AIDS’DEN ÇOK DAHA YÜKSEK…

    Ülkemizde kanında hepatit B virüsünü taşıyanların oranı yaklaşık yüzde 4 civarında. Hepatit B virüsü( HBV) son derece bulaşıcı öyle ki; AIDS’e neden olan HIV virüsünden 100 kat daha fazla bulaşıcıdır. HBV insandan insana enfekte kan ya da vücut sıvılarına temasla xucut yüzey bütünlüğünün bozulduğu yara ve çiziklerden geçerek bulaşır. Bulaşma şekli coğrafi bölgelere göre farklılık gösterir. Batı Avrupa’da enfeksiyonların büyük bölümü enfekte kişiyle cinsel temas ya da iğne ve enjektör paylaşımı yoluyla bulaşır. Ancak, Asya ve Ortadoğu’da HBV en yaygın olarak anneden çocuğa ya da çocuktan çocuğa geçer. Diğer yaygın bulaşma yolları ise enfekte bireylerle diş fırçası, tıraş bıçağı gibi kişisel eşyaların ortaklaşa kullanılması ve dövme ve piercing için sterilize edilmemiş alet kullanımıdır. Enfekte anneler virüsü doğum sırasında bebeklerine geçirebilir, ayrıca kazara batan iğneler yoluyla enfekte kana maruz kalabilecek sağlık personeli de risk altındadır.

    “SEMPTOM GÖRÜLMEMESİ NEDENİYLE, HASTALIĞI TEŞHİS EDİLMEMİŞ MİLYONLARCA HBV’Lİ İNSAN VAR”

    Prof. Dr. Hasan Özkan, Hepatit B ile enfekte çoğu bireyin herhangi bir belirti veya semptom göstermediğini belirterek, ancak bu kişilerin siroz ve karaciğer kanseri açısından çok büyük risk taşıdığını söyledi.
    Prof. Dr. Özkan HBV’nin tüm dünyada kronik karaciğer hastalıklarının ve karaciğere bağlı ölümlerin baş sebebi olduğunun altını çizerek, Hepatit B tedavisi ve hastalıktan korunmaya ilişkin şu bilgileri verdi:
    “Kronik HBV’yi vücuttan tamamen yok edecek tedaviler üzerinde yoğun bir şeklde çalışılıyor. Şu anda faz 3 çalışmaları devam ediyor. Hepatit C’de olduğu gibi %100’e yakın ETKİLİ tedavi ajanları çok yakın gelecekte elimizde olacak. Bu ilaçlar HBV’nin hepatosit içindeki hayat siklusu aşamalarının 8 farklı noktasına etki ederek virusun yok edilmesini sağlıyorlar. Ayrıca bunlara ilaveten immun sistem üzerinden çalışan tedavi edici aşılar da geliştirilmekte. Şu an elimizdeki İnterferon ve antiviral tedaviler %15-20 civarında HBsAg’nin tümüyle temizlenmesini sağlayabiliyor ve hastaların siroza ve karaciğer kanserine gidişi engellemeye çalışıyorlar. Çocukları ve risk gruplarını aşılamak HBV’ye karşı başlıca korunma yöntemidir. Aşı sadece daha önce virüse maruz kalmamış bireylerde etkindir. Aşının birer ay ara ile 3 doz uygulanması genellikle yeterli olmaktadır. HBV riski taşıyan kişilerin, teşhis için basit kan testleri hakkında hekimlerine danışmaları gereklidir. Yaratabileceği ciddi sağlık sorunları açısından olduğu gibi, enfekte kişi belirti göstermediği halde hastalığı başkalarına bulaştırabileceği için de HBV enfeksiyonunun tespiti kritik önemdedir. Semptom görülmemesi nedeniyle, hastalığı teşhis edilmemiş milyonlarca HBV’li insan vardır. HBV’nin yayılmasını önlemek için risk faktörlerini anlamak ve virüse maruz kalmaya yol açabilecek durumlardan kaçınmak gerekir”

    “ÜLKEMİZDE HEPATİT C SIKLIĞI YÜZDE 1 CİVARINDA”

    Prof. Dr. Hasan Özkan dünyada 170 milyondan fazla insanın Hepatit C ile yaşadığına dikkat çekti. Ülkemizde Hepatit C sıklığının yüzde 1 civarında olduğunu kaydeden Özkan,ilk kez HCV bulaşan kişilerin yaklaşık yüzde 15-20’sinin 6 aylık bir sürenin sonunda kendiliğinden tamamen iyileştiğini söyledi. Özkan, geri kalan yüzde 80-85’in ise Hepatit C ile infekte birey haline geldiğini yani kronik hepatit C geliştiği, bu kişilerin yüzde 20’sinde ise sonunda karaciğer kanserine dönüşme riski olan siroza dönüşeceğini anlattı.
    Prof. Dr. Hasan Özkan HCV’nin iğne ve şırıngaların ortaklaşa kullanılması, kontamine kan ile yapılan kan nakilleri ya da enfekte kişilerden alınan organ nakilleri ve anneden çocuğa aktarma şeklinde bulaşabileceğine dikkat çekti.
    HCV ile enfekte olan kişilerin çoğunda herhangi bir belirti veya semptom görülmediğini belirten Özkan, kronik HCV’nin zamanla siroza ve karaciğer yetmezliğine yol açabileceğini kaydetti.
    Hepatit C’li hastaların sadece küçük bir kısmının tedaviye erişebildiğini ifade eden Özkan bunun sadece Türkiye’de değil dünya genelinde önemli bir sorun olduğunu vurguladı.
    Prof. Dr. Özkan şunları söyledi;
    “Son yıllarda geliştirilen direk etkili antiviral ilaç kombinasyonları ile kronik hepatit C’nin tedavisi günümüzde yüzde 95-100’e yakın kalıcı başarılar elde edilebilmektedir. Daha önce kullanılan ilaçlar ile bu oranlar %40-50 civarında idi.Bu yeni kullanıma giren ilaçlarla tedavi başarısı %100’lere ulaşmıştır. Bu tedavi oranları mucizevi başarılardır. ”

    HEPATİT B’DEN KORUNMANIN EN ETKİN YOLU AŞILANMA

    Prof. Dr. Hasan Özkan hepatitlerden korunmak için yapılabilecekleri de şöyle sıraladı:

    Kişisel eşyalarınızı paylaşmayın

    Kişisel hijyene dikkat edilmesi ve kişisel eşyaların başkasına kullandırılmaması çok önemli. Özellikle çatal, kaşık, bardak, tıraş bıçağı, diş fırçası, küpe, tırnak makası gibi kan yoluyla geçebilecek hastalıklara zemin hazırlayan eşyaların kesinlikle hiç kimseyle ortak kullanılmaması gerekiyor. Kuaförlerde de bu tip malzemelerin iyice temizlenmesi şart. Aksi halde bu eşyalarda bir anlık ihmal özellikle Hepait B, C ile D’ye neden olabiliyor.

    Dövme yaptıracağınız yeri iyi seçin

    Hepatit B, Hepatit C, Hepatit D hastalığı kan ve kan ürünleri aktarımının yanı sıra enjeksiyon (uyuşturucu kullananlarda) ile bulaşıyor. En önemli diğer geçiş yolları ise korunmasız cinsel temas ve steril edilmemiş iğneler ile yapılan dövmeler. Cinsel ilişkiyle bulaşmadan korunmak için güvenilir yöntem olan prezervatif (kondom) kullanılması gerekiyor. Dövme yaptırmayı düşünüyorsanız da yaptıracağınız yeri iyi araştırın ve güvenilirliğinden emin olmadığınız yerlerden kaçının. Son yıllarda özellikle kadınların tercih ettiği kaş dövmesi olarak da bilinen uygulamalar ve manikür pedikür gibi kozmetik işlemler de hijyen koşulları sağlanmazsa büyük risk taşıyor.

    Aşı olmayı ihmal etmeyin

    “Bulaşma konusunda bilinçlenmek ve tedbir almak kritik önem taşıyor. Hepatitten korunmanın en etkili yollarının başında Hepatit A ve Hepatit B aşısı geliyor. Hepatit C için henüz bir aşı yok ancak taşıyıcıların düzenli takiplerine, hastaların da ilaç tedavisi ve kontrollerine mutlaka özen göstermesi gerekiyor.”

    SONUÇ:

    Kronik hepatit B ve C; karaciğer sirozu ve kanserinin en önemli nedeni olüp kanserde ölümlerde ilk sıralarda yer alır. İyi haber son zamanlarda her iki hepatitin de tedavisi çok başarılı bir şekilde yapılabilmektedir. Kronik hepatit C’nin tedavisinde kullandığımız ilaçlar günümüzün başarı hikayesidir. Kronik hepatit B’nin tam tedavisi ise kapıya dayanmıştır.

    Yorum Yap →

Yorum Yap

Yanıtı iptal et