• Her 10 gebeden birinde depresyon görülüyor

    Her 10 gebeden birinde depresyon görülüyor

    Hamilelik dönemi, özellikle ruhsal bozuklukların gelişimi için riskli kabul ediliyor. Uzmanlara göre bu dönemdeki kadınların yüzde 70-85’inde çeşitli ruhsal belirti ve bozukluklar ortaya çıkabiliyor. 

    Anne adaylarının gebelik ve doğum sonrası depresyon riskini artıran etkenler ve ruhsal, fizyolojik, sosyal değişimler hakkında bilgilendirilmesi önemli bir süreç.

    Günümüzde her 10 anneden 1’inde doğum sonrası depresyon görüldüğünü söyleyen Medical Park Karadeniz Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Sevilay Kantekin, anne adaylarını uyarıyor: «Erken teşhis ve tedavi sayesinde depresif belirtileri olan annelerde nadiren rastlanabilen intihara, çocuğun kaza sonucu yaralanmasına, hatta ölmesine kadar varabilen sonuçlar önlenebilir.»

    Gebelikte Depresyon varsa dikkat

    Son dönemde yapılan birçok çalışmada gebe kadınların yaklaşık yüzde 10’unda gebelik dönemi depresyonu görülüyor. Gebelik döneminde depresyon geçirmeyen kadınlara göre gebelik dönemi depresyonu geçiren kadınlarda, doğum sonrası depresyon riski ortalama 6,5 kat daha fazladır.

    Doğum sonrası hüzün belirtileri 2 hafta sürebilir

    Doğumdan sonra ortaya çıkan psikiyatrik bozukluklar içinde en sık yüzde 15-84 arasında değişen oranda doğum sonrası hüzün belirtileri görülebilir.

    Doğum sonrası hüzün genellikle doğumdan sonraki 3 veya 4. günde başlar. Belirtiler geçici olup 1-2 günden 1-2 haftaya kadar sürebilir. Birçok kadında doğumdan sonra anksiyete, hafif şiddette depresyon, yorgunluk, eleştiriye aşırı duyarlılık, ağlama, huzursuzluk, duygulanımda oynaklık, konsantrasyon problemleri, yakın bellekte zayıflama, uyku bozuklukları, iştahsızlık, cinsel ilgi kaybı, doğum ve bebekle ilgili genel bunalmışlık duygusu gibi belirtiler görülebilir. Bu belirtiler hafif şiddetli ve geçicidir, kendiliğinden düzelir.

    Doğum sonrasındaki 1 yıl kritik

    Doğum sonrası depresyon, doğumdan sonraki ikinci veya üçüncü haftadan sonra yavaş yavaş veya ani olarak başlayabilir ve doğumdan sonraki bir hatta iki yıla kadar uzayabilir.

    Eş ve aile desteği çok önemli

    Birlikte yeterli zaman geçirebilen, sevgisini sözcüklerle ya da davranışları ile gösteren, duygularını paylaşan, değişen bedeni ile eşini seven, yorgunluğunu anlayabilen, evde sorumluluk paylaşabilen bir eş, anne adayını psikolojik olarak olumlu etkileyecektir. Sevildiğini ve beğenildiğini hisseden bir kadın, duygusal olarak hamilelik psikolojisinden daha kolay çıkar.

    Annenin yetersizlik duygusunu artıran eleştirel geri bildirimler, kendini sorgulayan ve değersiz hisseden annenin ruh halini olumsuz etkileyecektir. Yeni anne olan kadının ruhsal durumunu anlayan bir erkek, eşine gereken desteği verebilirse, ilişkiyi bu döneme ait birçok tehlikeden koruyabilir. Gün içerisinde daha sık telefonla görüşmek, karı-koca ilişkisini unutturmamak ilişkiyi olumlu yönde etkileyecektir.

    Ne zaman psikoterapi alınmalı?

    Doğum sonrası hüzün olgularının yüzde 20’sinde doğum sonrası birinci yılda majör depresyon gelişebilir. Doğum sonrası hüzün yalayanların belirtilerinin beklenen sürede geçmediği ve belirtilerin şiddetinin giderek arttığı durumlarda tablonun depresyona dönüşme riski açısından dikkatli olunmalıdır. Doğum öncesi dönemde ailelerin görülebilecek doğum sonrası hüzün belirtilerinin 2 hafta içinde özel bir tedaviye gerek kalmadan, destekleyici psikoterapi yaklaşımları yararlı olabilir.

    Vaktinde teşhis ve tedavi önemli

    Doğum sonrası depresyonun en kısa sürede saptanması ve tedaviye başlanması hayati önem taşıyabilir. Erken teşhis ve tedavi sayesinde depresif belirtileri olan annelerin kendisini bu olumsuz sürecin sonuçlarından kurtarmak, çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkilemesini ve tedavi edilmediğinde nadiren de olsa intihara, çocuğun kaza sonucu yaralanmasına hatta çocuğunu öldürmeye kadar gidebilen sonuçları önlenebilir.

    Doğum sonrası depresyon ile birlikte görülen psikiyatrik hastalıkların değerlendirilmesindeki eksiklikler tedavi sürecini geciktirebilen etkenlerden biridir. Gebelik ve doğum sonrası depresyonun etiyolojisinde önemli olan ve devam ettiren etkenlerin belirlenmesi, doğru tanı koymayı ve tedavi etkinliğini artırmayı sağlayabilir.

    Annenin günlük rutininde değişiklikler yapılabilir

    Annenin günlük hayatındaki yapacağı değişikliklerin de ruh halinin düzelmesine ve tedaviye katkı sağlayabileceğine değinen Uzm. Dr. Sevilay Kantekin, gebelik sonrası depresyonun önlenmesi için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı; 

    •      Gün içinde düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı ve dengeli besinler tüketmeye çalışmak sizi daha dinç hissettirecektir. 

    •      Gerçekçi beklentiler oluşturun. ‘Mükemmel annelik’ diye bir gerçek yoktur. Her şeyi kusursuz yapmaya çalışmak, istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Yapabileceğiniz kadar iş yapın ve dinlenin. Her işi kendi başınıza yapmaya çalışmadan çevrenizdekilerden yardım alın ve tüm sorumluluğu üstlenmeyin. İşlerin elinizden geldiği kadarını yapmaya çalışın. Güvenli bağlanma alanını sevgi ve şefkatiyle güçlendiren anne, bebeğin en önemli ihtiyacını karşılar.

    •      Kendinize özel alan yaratın. Kişisel ihtiyaçlara önem verin, kişisel bakıma zaman ayırın, eşinizle beraber plan yapın, uzaktan da olsa arkadaşlarınızla görüşün. Kendinize zaman ayırmak için yakınlarınızdan yardım istemekten çekinmeyin.  

    •      Duygularınızın paylaşımı ve sosyal hayattan izole olmamak, yalnız hissetmemenizi sağlar.

    •      Bazı günlerin iyi, bazı günlerin yorgun geçeceğinin farkında olun ve duygularınızı kabullenin. 

    •      Banyo yaparak gevşeyin. Kendinize ayıracağınız 15 dakikalık banyo sürecinde tüm kaslarınız rahatlar ve yenilenirsiniz. Güne duş alarak başlayın. 

    Yorum Yap →

Yorum Yap

Yanıtı iptal et