• İdeal kilo için 8 öneri

    İdeal kilo için 8 öneri

    Yaz mevsimi geldi. İdeal kilonuza ulaşmak için henüz geç kalınmış değil. Ancak, hızlı zayıflamak, daha ince görünmek amacıyla şok diyetlere başvurmak sağlığınızı tehlikeye sokabilir.

    Özellikle pandemi sürecinde şok diyetlerle vücudumuzu ihtiyacı olan vitamin, mineral ve antioksidanlardan yoksun bırakmak hayati riske yol açabilir. İdeal vücut ağırlığına gelmenin ve bunu korumanın bazı temel kuralları var.

    Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, sağlıklı bir şekilde ideal kilonuza ulaşmanız için 8 altın öneride bulunuyor:

    Uykunuzu düzene sokun 

    Son yıllarda yapılan çalışmalar; kısa uyku süresi ile birçok hastalık arasında ilişki olduğunu ortaya koyarken, yetersiz uyumanın kilo kaybını zorlaştırdığını, kilo almayı da kolaylaştırabildiğini gösteriyor. Bunun bir nedeni yetersiz uykunun iştah hormonları üzerindeki etkisi! Yetersiz uyuduğunuzda tokluk sinyallerini yollayan hormon daha az çalışıyor. Ayrıca az uyumak yemek için ayrılabilecek süreyi arttırıyor, gece atıştırmalarına yol açabiliyor. İdeal uyku süresini 6-8 saat olarak düşünebilirsiniz. 

    Mutlaka günde 2 litre su için

    Vücudu susuz bırakmak vücudun çalışma sisteminde aksamalara neden olur. Baş ağrısı, zihinsel ve fiziksel performansta düşüş, yanlış giden açlık sinyalleri bu aksaklıklardan bazıları. Hem bu problemlerle karşılaşmamak hem de sindirimi ve emilimi kolaylaştırmak, daha rahat tokluk sağlamak için mutlaka 8-10 bardak su içmek gerekiyor. Suyunuzu sıcak veya soğuk içmenizin kilo vermeyi hızlandırma üzerine herhangi bir etkisi yok. 

    Sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin

    Vitamin, mineral, posa kaynağı sebzeler sofraların olmazsa olmazı olmalı. Tüm öğünlerinize mutlaka sebze ekleyin. Sebze tüketmek bağışıklığınızı güçlendireceği gibi, gün içerisinde hem tok tutacak hem de vücudunuzdan ödemlerin atılmasına fayda sağlayacaktır. Sebzeleri; salata, sote, haşlama, zeytinyağlı olarak tüketebilirsiniz. 

    Çiğ kuruyemiş yiyin

    Ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişler tüketmek kaliteli yağ almanızı sağlar ve tokluk süresini uzatır. Ayrıca kötü kolesterolün düşmesine yardımcı olur ve kalp koruyucu özellik gösterir. Kavrulmuş kuruyemişler daha yağlı ve tuzlu olacağı için yediğiniz kuruyemişlerin çiğ olmasına dikkat edin. Bir avuç çiğ kuruyemiş kahvaltıda veya ara öğünlerde çok iyi alternatif olacaktır. Ancak aşırı tüketimden kaçının. 

    Ayaküstü atıştırmayın

    Ayaküstü atıştırmak neyi ne kadar yediğinizi fark etmenizi engeller, hızlı yemek yemenize neden olabilir. Hızlı yemek ise tokluk hissine ulaşmanızı zorlaştırır. Yiyeceklerinizi küçük tabaklara, küçük kaselere koymanız ne yediğinizi görmek, daha yavaş yemenizi sağlamak, daha çabuk doymak için ve dolayısıyla kilo vermeyi kolaylaştırmak için önemli bir taktiktir. 

    Hareket şart!

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, “Pandeminin hayatımıza girmesi ve evde geçirdiğimiz sürenin artmasıyla birlikte fiziksel aktivite düzeyimiz hiç olmadığı kadar düştü. Öte yandan evde hareketi arttırmanın yolları, online dersler, spor videoları çok çeşitlendi ve erişilebilirliği arttı. Evde veya dışarıda mutlaka hareketinizi arttırmalısınız. Dünya Sağlık Örgütü yayınladığı son fiziksel aktivite raporunda yetişkinlere sağlık yararları için haftada 150-300 dk hareket etmeyi öneriyor. Evde veya dışarıda düzenli tempolu yürüyüş, ip atlamak, pilates, yoga, dans gibi sevdiğiniz herhangi bir fiziksel aktiviteyi hayatınıza dahil edin. 

    Baharatların gücünden faydalanın 

    Zencefil, zerdeçal, karabiber, pul biber, tarçın gibi baharatların bağışıklığı güçlendirmek, kan şekeri kontrolünü sağlamak, iştahı dengelemek, kilo vermeyi hızlandırmak üzerine farklı ve çok yönlü etkileri var. Günlük tuz tüketimi için önerilen günlük miktar 5-6 gram iken yapılan çalışmalar bizim ülkemizde günlük tüketimin 15 gram civarında olduğunu gösteriyor. Baharat kullanmak; tuzu azaltmaya da yardımcı olacaktır. 

    Yemek yerken yavaşlayın

    Yemek yerken yavaşlamaya çalışın, çiğneme sayısını arttırın. Çalışmalar, yeme hızı azaldıkça yani çiğneme sayısı arttıkça yediğimiz yemeğin miktarının azaldığını ve yemek sonrası tokluğun arttığını gösteriyor. İş yaparken, çalışırken, bir şeyler izlerken yemek yemektense yemeğe belirli bir zaman ayırmanız ve her lokmadan sonra çatalı, kaşığı bırakmanız yavaşlamaya yardımcı olacaktır.

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz
    Yorum Yap →

Yorum Yap

Yanıtı iptal et