• Sağlık Bakanı mısır şurubu tartışmasını bitirdi: Früktozun özel bir zararı yok

    Sağlık Bakanı mısır şurubu tartışmasını bitirdi: Früktozun özel bir zararı yok

    Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, mısır şurubundan elde edilen yüksek früktoz içerikli şeker ile ilgili iddialara, Meclis kürsüsünden yanıt verdi. Akdağ, “Yüksek früktozlu mısır şurubu ya da nişasta bazlı şeker olarak gündeme getirilen früktoz, gıdalarda tek başına bulunmuyor. Bilim çevreleri gıda maddelerinde birlikte bulunmalarından dolayı glikoz ve früktozdan ibaret şekerle, nişasta bazlı şeker arasında insülin salgılanması ve tokluk duygusu veren hormonlar üzerindeki etkiler yönünden bir farklılık bulunmadığını ifade etmektedirler.” dedi.

    Sağlık Bakanı Recep Akdağ

    CHP Niğde Milletvekili ve Kit Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer’in mısır şurubundan elde edilen yüksek früktoz içerikli şekerin zararlı olup olmadığı yönünde sorusuna yanıt, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ’dan geldi.

    CHP’li Gürer’in sözlü sorusunu TBMM Genel Kurulu’nun 1 Haziran 2017 tarihindeki 26. Dönem 2. Yasama Yılı 100. Birleşimi’nde yanıtlayan Akdağ, TBMM kürsüsünden aynen şunları söyledi:

    “Şimdi, mısır şurubundan elde edilen yüksek früktoz içerikli şekerle alakalı bir soru var. Bu çok tartışıldı bir zaman kamuoyunda, şimdi biraz sıcaklığını kaybetti ama aslında yüksek früktozlu mısır şurubu ya da nişasta bazlı şeker olarak gündeme getirilen früktoz, gıdalarda tek başına bulunmuyor. Halk arasında şeker adıyla bilinen glikozla beraber yer alır. Bahsedilen bu şeker cinsleri vatandaşlarımızın günlük olarak kullandığı çay şekerinin içinde de bulunmaktadır.

    Bilim çevreleri gıda maddelerinde birlikte bulunmalarından dolayı glikoz ve früktozdan ibaret şekerle nişasta bazlı şeker arasında, insülin salgılanması ve tokluk duygusu veren hormonlar üzerindeki etkiler yönünden bir farklılık bulunmadığını ifade etmektedirler. Eğer früktoz kendi başına bir gıdada kullanılırsa bunun insülin salgısını olumsuz etkileme imkânı var ama birlikte kullanıldığında bu etkisinin ortaya çıkmadığı bilim çevrelerince ifade edilmektedir.

    Mevcut beslenme şeklimizde früktozun yalnız başına tüketilmesi pek mümkün görülmemektedir. Dolayısıyla, buradaki önemli konu şudur:

    Kişilerde obezite oluşması, bunun da bir şeker hastalığına zemin hazırlaması aslında vücuda alınan enerjiyle harcanan enerji arasındaki dengenin bozulması, harcanandan daha çok enerji alınmasıdır, kalori tüketilmesidir yani. Dolayısıyla, sadece nişasta bazlı şeker değil, şeker olarak adlandırılan bütün maddelerin fazla miktarda tüketimi bu dengeyi bozarak bizde rahatsızlıklara yol açmaktadır.

    Bu hususta daha önce de Kanser Danışma Kurullarımızdan, Ulusal Kanser Danışma Kurullarımızdan -ki Türkiye’nin seçkin öğretim üyelerinden oluşan kurullardır- 2011-2014 yıllarında görüşleri istenmiş, uluslararası makaleler değerlendirilmiş. Şekerin adı ne olursa olsun, eğer obeziteye yol açıyorsa, şişmanlığın, kolon kanseri başta olmak üzere kansere zemin hazırladığını biliyoruz. Bu konuda daha geniş çaplı çalışmalara muhtemelen ihtiyaç vardır. Bu çalışmalar Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Birliği Kanser Komisyonları ve Dünya Sağlık Örgütüne bağlı Kanser Araştırma Ajansı’nın da konuları arasındadır. Biz de yönetim ve bilimsel kurul üyesiyiz bu kuruluşlarda. Bütün bu çalışmaları yakından takip ediyoruz. Sağlık Bakanlığımız ve Sağlık Bakanı olarak ben şahsen de bütün sağlık otoriteleri tarafından tavsiye edilen bir hususu tekrarlamak isterim. Düzenli, dengeli, taze sebze ve meyveden zengin, kalorisi ve şeker oranı düşük bir beslenme şekli öneriyoruz bütün vatandaşlarımıza.”

    Yorum Yap →

Yorum Yap

Yanıtı iptal et