Yeme bozuklukları salgın sırasında ergenlerde arttı

COVID-19 salgını, birçok insanın zihinsel sağlığını olumsuz etkiledi. Ancak, bazı yaş grupları diğerlerinden daha fazla risk altında olabilir. Kanada’da yapılan yeni bir araştırma, yeme bozuklukları nedeniyle acil servise başvuran ve hastaneye yatırılan ergenlerin sayısının pandemi sırasında önemli ölçüde arttığını gösteriyor.

Yeme bozuklukları, anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu gibi beslenme alışkanlıklarıyla ilgili ciddi ve yaşamı tehdit eden zihinsel sağlık sorunlarıdır. Yeme bozuklukları olan kişiler, vücut ağırlığı ve şekli ile ilgili aşırı endişe duyarlar ve kendilerini aç bırakabilir, kusabilir veya kontrolsüzce yiyebilirler. Yeme bozuklukları, fiziksel ve psikolojik komplikasyonlara yol açabilir ve bazen ölümcül olabilir.

Kanada Tıp Birliği Dergisi’nde (CMAJ) yayınlanan araştırma, 10-17 yaş arası ergenlerde yeme bozuklukları nedeniyle acil servis ziyaretleri ve hastaneye başvuruların, genç yetişkinler ve yaşlı yetişkinler arasında olduğu gibi, 10-17 yaş arası ergenlerde de COVID-19 salgını sırasında arttığını ortaya koyuyor.

Araştırmacılar, pandemi öncesi (1 Ocak 2017 - 29 Şubat 2020) ve pandemi sırasında (1 Mart 2020 - 31 Ağustos 2022) acil servis ziyaretlerinin ve yeme bozuklukları nedeniyle hastaneye yatışların gözlemlenen ve beklenen oranlarını karşılaştırdılar. Ergenler (10-17 yaş), genç yetişkinler (18-26 yaş), yetişkinler (27-40 yaş) ve yaşlı yetişkinler (41-105 yaş) olmak üzere dört yaş grubu incelendi.

Araştırmanın önemli bulguları şunlardır:

- Pandeminin başlangıcından sonraki 30 ay içinde ergenlerde yeme bozuklukları nedeniyle gözlemlenen acil servise başvuru oranı 100.000 kişi başına 7,38 olup, beklenen oranın üzerinde yüzde 121’lik bir artışı temsil etmektedir.

- Genç yetişkinler arasında acil servise başvuru oranı beklenenin yüzde 13 üzerinde artarak 100.000 kişi başına 2,79’a yükseldi, ancak 27-40 yaş arası yetişkinler arasında beklenene yakın bir orandı.

- Ergenler arasında hastaneye başvuru oranı yüzde 54 artarak 100.000 kişi başına 8,82’ye çıktı, ancak bu oran tüm yetişkin yaş gruplarında beklenen düzeyde veya daha düşüktü.

Araştırmanın ortak yazarlarından Dr. Alene Toulany, “İzolasyon, sosyal medyada geçirilen zamanın artması, aileyle geçirilen zamanın uzaması, bakıma erişimin azalması ve enfeksiyon korkusu gibi risk faktörlerinin bir kombinasyonu, yeme bozukluğunun gelişmesi veya alevlenmesi riskinin artmasına katkıda bulunabilir” diyor. Dr. Toulany, Hasta Çocuklar Hastanesi’nde (SickKids) ergen tıbbı uzmanı ve ICES, Toronto, Ontario’da yardımcı bilim insanıdır.

Yeme bozukluklarındaki artışa katkıda bulunmuş olabilecek diğer faktörler arasında sağlık ve egzersizle ilgili endişeler, spor salonlarının kapatılması ve diğer fiziksel aktivite fırsatları ve ev içi stres yer almaktadır.

Yazarlar ergenler ve yetişkinlere yönelik yeme bozukluğu programlarına daha fazla yatırım yapılmasını ve araştırmaların devam etmesini önermektedir.

"Bulgularımız, farklı yaş grupları arasında yeme bozukluğuna yönelik akut bakım hizmetlerinin kullanımında önemli farklılıklar olduğunu ortaya koyuyor. Bu, zihinsel sağlık kaynaklarının tahsis edilmesine ve sistem kapasitesinin ve hem ergen hem de yetişkin yeme bozukluğu programlarına ayrılmış kaynakların genişletilmesine yönelik incelikli bir yaklaşıma olan ihtiyacın altını çiziyor. " diyor Dr. Toulany.

Yazarlar şu sonuca varıyor: “Akut belirtilerdeki artışın yeni yeme bozukluklarına veya önceden var olan yeme bozukluklarının alevlenmesine ne ölçüde atfedilebileceğini belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.”