Koroner kalp hastalığından ölümler azalıyor, ama bu sürecek mi?

Kalp hastalığı, Amerika Birleşik Devletleri’nde ölümlerin başlıca nedenlerinden biridir. Kalp hastalığı, kalbin veya kan damarlarının işlevini bozan bir dizi durumu ifade eder. Kalp hastalığının en yaygın türü koroner kalp hastalığıdır. Koroner kalp hastalığı, kalbe kan taşıyan koroner arterlerin daralması veya tıkanması sonucu oluşur. Bu durum, kalp kasına yeterli oksijen ve besin ulaşmamasına neden olur. Koroner kalp hastalığı, miyokard enfarktüsü (kalp krizi), kronik iskemik kalp hastalığı ve aterosklerotik kalp hastalığı gibi ciddi ve ölümcül komplikasyonlara yol açabilir.

Koroner kalp hastalığının gelişmesinde ve ilerlemesinde birçok faktör rol oynar. Bazı faktörler genetik veya doğuştan olabilir, ancak çoğu faktör yaşam tarzı ile ilgilidir. Sigara, alkol, obezite, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, diyabet, stres ve fiziksel aktivite eksikliği gibi faktörler koroner kalp hastalığı riskini artırır. Bu faktörlerin çoğu değiştirilebilir, yani insanlar bunları kontrol altına alarak veya önleyerek koroner kalp hastalığı riskini azaltabilirler.

Rutgers Üniversitesi’nden bir grup bilim insanı, Amerika’da koroner kalp hastalığından ölüm oranlarının son otuz yılda nasıl değiştiğini ve bunun arkasındaki nedenleri araştırdılar. American Heart Journal dergisinde yayınlanan çalışmalarında, 1990 ile 2019 yılları arasında 25 ila 84 yaş arasındaki Amerikalıların koroner kalp hastalığından ölüm oranlarını analiz ettiler. Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi’nden elde ettikleri anonimleştirilmiş verileri kullanarak, bu dönemde koroner kalp hastalığından ölenlerin sayısının yaklaşık yüzde 40 azaldığını buldular.

Bu azalmanın nedenleri arasında sigara içenlerin azalması, kolesterol ilaçlarının kullanımı ve kalp hastalığının daha iyi teşhis edilmesi yer alıyor. Sigara içmek koroner arterlerin daralmasına ve tıkanmasına neden olur. Sigara içen Amerikalıların oranı 1990’da yüzde 26 iken, 2019’da yüzde 14’e düştü. Kolesterol ilaçları, özellikle statinler, kan kolesterol seviyelerini düşürerek arter duvarlarında plak birikmesini önler. Statin kullanımı 1990’da yüzde 3 iken, 2019’da yüzde 42’ye yükseldi. Kalp hastalığının teşhisi de gelişti. Daha iyi ve daha sık kullanılan testler sayesinde, doktorlar koroner arter hastalığını daha erken tespit edebiliyor ve tedavi edebiliyorlar.

Ancak bilim insanları, bu olumlu gelişmenin devam etmeyebileceği konusunda uyarıyor. Çünkü obezite oranları arttı ve alkol kullanımı biraz yükseldi. Ayrıca, 1980’den sonra doğanların kalp hastalığından ölme riski bir önceki nesile göre daha yüksek. Obezite, kan basıncını, kolesterolü ve kan şekeri seviyelerini artırarak koroner arter hastalığı riskini artırır. Obez olan Amerikalıların oranı 1990’da yüzde 12 iken, 2019’da yüzde 43’e yükseldi. Alkol kullanımı, karaciğer hasarına, yüksek tansiyona ve aritmiye neden olarak kalp sağlığını olumsuz etkiler. Alkol kullanan Amerikalıların oranı 1990’da yüzde 52 iken, 2019’da yüzde 55’e çıktı. 1980’den sonra doğanların kalp hastalığından ölme riskinin daha yüksek olmasının nedeni ise henüz tam olarak bilinmemektedir. Ancak bilim insanları, bu neslin daha fazla obezite, diyabet ve stresle karşı karşıya olduğunu ve daha az fiziksel aktivite yaptığını belirtiyorlar.

Bilim insanları, koroner kalp hastalığından ölüm oranını daha da düşürmek için yaşam tarzı değişikliklerinin önemli olduğunu söylüyor. Sigara, alkol ve obezite gibi risk faktörlerinin ortadan kaldırılması, koroner kalp hastalığından ölümlerin yarısını önleyebilir. Bu da yaklaşık 120.000 hayatın kurtarılması anlamına gelir. Ayrıca, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, stres yönetimi ve doktor kontrolleri gibi önlemler de koroner kalp hastalığı riskini azaltabilir.

sohbet islami sohbetler omegle tv türk sohbet islami sohbet elektronik sigara baskılı poşet baskılı poşet cinsel sohbet