Nefes ile Akciğer Kanseri’ni erken teşhis
Bilim insanları, akciğer kanserinin erken teşhisinde devrim yaratabilecek bir gelişmeye imza attı. Yeni bir araştırma, nefesle dışarı atılan kimyasal bir bileşik olan izopren seviyelerindeki küçük değişimlerin akciğer kanseri varlığını gösterebileceğini ortaya koydu. Ancak bu küçük değişimlerin tespiti, son derece hassas sensörler gerektiriyor. Çin’deki Zhejiang Üniversitesi liderliğinde yapılan çalışmada, bu ihtiyaca cevap verebilecek ileri teknoloji bir sensör geliştirildi.
2 ppb hassasiyetle çalışan sensör
Pingwei Liu ve Qingyue Wang liderliğindeki ekip, metal oksitlere dayalı mevcut teknolojileri geliştirerek, izopreni milyarda bir parça (ppb) hassasiyetle ölçebilen bir sensör tasarladı. Ekip, indiyum oksit (In₂O₃) bazlı nanoflake sensörler üzerinde çalışarak, platin (Pt), indiyum (In) ve nikel (Ni) içeren bir tür olan Pt@InNiOx sensörünün en iyi performansı gösterdiğini keşfetti. Bu sensörün başlıca özellikleri şöyle sıralandı:
• 2 ppb kadar düşük izopren seviyelerini algılayabilmesi: Bu, daha önceki sensörlerin çok ötesinde bir hassasiyet seviyesi.
• Diğer uçucu bileşiklerden daha fazla izoprene duyarlılık göstermesi.
• Uzun süreli ve tekrar eden kullanımlarda tutarlı performans sunması.
Araştırmacılar, bu üstün performansı, nanoflake yapısına eşit şekilde yerleştirilen platin nanokümelerinin izopren algılamayı katalize etmesine bağladı.
Taşınabilir cihaz
Araştırma ekibi, bu nanoflake sensörleri bir taşınabilir nefes algılama cihazına entegre etti. Bu cihazla, akciğer kanseri olan ve olmayan bireylerden alınan nefes örnekleri analiz edildi. Sonuçlar dikkat çekiciydi:
• Kanserli bireylerin nefesinde izopren seviyeleri 40 ppb’nin altında ölçülürken, kansersiz bireylerde bu seviyeler 60 ppb’nin üzerinde çıktı.
• Bu cihaz, non-invazif (vücuda zarar vermeyen) bir yöntemle akciğer kanseri taraması yapabilme potansiyelini kanıtladı.
Hayat kurtaran keknoloji
Araştırmacılar, bu yeni teknolojinin akciğer kanserinin erken teşhisinde devrim yaratabileceğini ve hastaların yaşam kalitesini artırabileceğini ifade ediyor. Non-invazif tarama yöntemi, hem maliyetleri düşürme hem de yaygın kullanım ile daha fazla hayat kurtarma potansiyeline sahip.
Destekleyen kurumlar
Çalışma, Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı, Zhejiang Üniversitesi ve çeşitli araştırma kurumlarından sağlanan fonlarla gerçekleştirildi. Araştırma sonuçları, akciğer kanseri taramasında gelecekteki uygulamalara ışık tutacak nitelikte.
Nefesteki izopren seviyelerinin ölçümü, akciğer kanserinin erken teşhisi için umut vadeden bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Geliştirilen sensörler, hem tıp dünyasında hem de kanserle mücadelede önemli bir adım olarak kabul ediliyor. Araştırmacılar, bu teknolojinin kısa sürede yaygınlaşmasını hedefliyor.










