Sıtma ile mücadelede iklim değişikliğinin rolü
Sıtma, dünyanın en ölümcül bulaşıcı hastalıklarından biridir. Her yıl yaklaşık 400.000 kişi sıtmadan hayatını kaybeder. Sıtma, Anofel sivrisineklerinin ısırmasıyla bulaşan bir parazit hastalığıdır. Sıtma, özellikle Afrika’da olmak üzere tropikal ve subtropikal bölgelerde yaygındır. Sıtma, küçük çocuklar, hamile kadınlar ve bağışıklığı zayıf olanlar için özellikle tehlikelidir.
Sıtma, COVID-19 salgını ve iklim değişikliği arasında karmaşık bir ilişki vardır. Bu üçlü tehdit, sıtmanın önlenmesine ve tedavisine yönelik müdahaleleri zorlaştırmakta ve sıtma vakalarının ve ölümlerinin artmasına neden olmaktadır. Bu yazıda, sıtma, COVID-19 ve iklim değişikliği arasındaki bağlantıyı, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yayınlanan 2023 Dünya Sıtma Raporu’ndan alınan veriler ışığında inceleyeceğiz.

COVID-19’un sıtma üzerindeki etkisi
COVID-19 salgını, sıtma mücadelesinde önemli bir gerilemeye neden olmuştur. Salgın, sağlık sistemlerini zorlamış, sıtma hizmetlerine erişimi azaltmış, sıtma programlarının uygulanmasını geciktirmiş ve kaynak kısıtlamalarına yol açmıştır. Ayrıca, salgın, sıtma ile COVID-19 arasındaki belirti benzerliği nedeniyle tanı ve tedaviyi zorlaştırmıştır.
2022’de dünya genelinde 249 milyon sıtma vakası olduğu tahmin ediliyor; bu sayı, 2019’da pandemi öncesi seviye olan 233 milyonu 16 milyon vakayla aştı. En yüksek sıtma yükünü taşıyan 11 ülkede, yeni enfeksiyon ve ölüm oranları, salgının ilk yılındaki ilk yükselişin ardından sabitlendi. Bu ülkeler, DSÖ’nün “Yüksek yükten yüksek etkiye” yaklaşımıyla desteklenmektedir. Bu yaklaşım, sıtma mücadelesini hızlandırmak için ülkelerin siyasi taahhüdünü, stratejik bilgi kullanımını, hedefli müdahaleleri ve kaynak seferberliğini artırmayı amaçlamaktadır.
DSÖ, COVID-19 salgını sırasında sıtma müdahalelerinin devam etmesi için ülkelere rehberlik etmiştir. DSÖ, sıtma hizmetlerinin temel sağlık hizmetlerinin bir parçası olarak kabul edilmesini, sıtma tanı ve tedavisinin COVID-19 test ve tedavisiyle entegre edilmesini, sıtma önleme kampanyalarının güvenli ve etkili bir şekilde yürütülmesini ve sıtma programlarının COVID-19 yanıtına katkıda bulunmasını önermiştir. DSÖ, ayrıca, sıtma için yeni araçların geliştirilmesi ve dağıtılması için küresel ortaklıkları güçlendirmiştir.

İklim değişikliğinin sıtma üzerindeki etkisi
İklim değişikliği, sıtma taşıyan sivrisineklerin davranışını ve hayatta kalmasını etkileyebilir. Sıcaklık, nem ve yağıştaki değişiklikler, sivrisineklerin üreme alanlarını, popülasyonlarını, dağılımlarını ve aktivitelerini değiştirebilir. Aşırı hava olayları da bulaşmayı ve hastalık yükünü doğrudan etkileyebilir. Örneğin Pakistan’da 2022’de yaşanan felaket sel, ülkedeki sıtma vakalarının beş kat artmasına neden oldu.
İklim değişikliği, sıtma eğilimleri üzerinde dolaylı etkilere de sahip olabilir. Örneğin, temel sıtma hizmetlerine erişimin azalması, böcek ilacıyla tedavi edilen ağlar, ilaçlar ve aşıların tedarik zincirinde aksamalar, nüfusun yer değiştirmesi, endemik bölgelere göç etmesi ve bağışıklığı olmayan bireylerin maruz kalması gibi faktörler, sıtmanın artmasına veya yeni bölgelere yayılmasına yol açabilir.
İklim değişikliğinin sıtmanın yayılması üzerindeki uzun vadeli etkisine ilişkin veriler oldukça azdır. Ancak herhangi bir etkinin yönü ve büyüklüğü, hem ülkeler içinde hem de ülkeler arasında sosyal ve ekolojik sistemlere göre değişiklik gösterebilir. Bazı bölgelerde sıtma riski azalabilirken, bazılarında artabilir. Bazı bölgelerde sıtma mevsimi uzayabilir veya kısalabilir. Bazı bölgelerde sıtma türleri veya suşları değişebilir.
Sıtma, COVID-19 ve iklim değişikliği arasındaki bağlantı, sağlık sistemlerinin direncini ve sürdürülebilirliğini artırmak için bütüncül ve entegre bir yaklaşım gerektirdiğini göstermektedir. DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, “Değişen iklim, özellikle hassas bölgelerde sıtmaya karşı ilerleme açısından önemli bir risk oluşturuyor. Sürdürülebilir ve dirençli sıtma müdahalelerine, küresel ısınmanın hızını yavaşlatmak ve etkilerini azaltmak için acil eylemlerle birlikte, artık her zamankinden daha fazla ihtiyaç var” dedi.

Sıtma mücadelesinde yenilikçi çözümler
Sıtma, COVID-19 ve iklim değişikliği arasındaki bağlantı, aynı zamanda iyimserliğin gerekçelerini de ortaya koymaktadır. Raporda, DSÖ tarafından desteklenen ve sıtma mücadelesinde yenilikçi çözümler sunan birçok başarı öyküsüne yer verilmektedir. Örneğin, sıtma aşısı RTS,S/AS01, 2022’de Gana, Kenya ve Malavi’de ulusal bağışıklama programlarına dahil edildi. Bu aşı, sıtma vakalarını ve ölümlerini önemli ölçüde azaltmıştır. Ayrıca, yeni ilaçlar, böcek ilaçları, tanı testleri ve dijital araçlar da sıtma mücadelesinde umut verici sonuçlar göstermiştir.
Sıtma mücadelesinde yenilikçi çözümler sunan bir diğer örnek de, DSÖ tarafından geliştirilen ve uygulanan Sıtma Uyarı Sistemi (MWS)’dir. MWS, iklim değişikliğinin sıtma üzerindeki etkisini izlemek ve tahmin etmek için meteorolojik, epidemiyolojik ve entomolojik verileri bir araya getiren bir dijital araçtır. MWS, sıtma riskini değerlendirmek, sıtma salgınlarını erken tespit etmek ve sıtma müdahalelerini planlamak ve uygulamak için ülkelere rehberlik etmektedir. MWS, şu anda 20’den fazla ülkede kullanılmaktadır.
Sıtma mücadelesinde yenilikçi çözümler sunan bir başka örnek de, yapay zeka (AI) teknolojisinin kullanımıdır. AI, sıtma tanısında, tedavisinde, izlemede ve araştırmada çeşitli uygulamalara sahiptir. Örneğin, AI, sıtma parazitlerini tespit etmek ve saymak için mikroskop görüntülerini analiz edebilir. AI, ayrıca, sıtma salgınlarını tahmin etmek, sıtma risk haritaları oluşturmak, sıtma ilaçları ve aşıları geliştirmek ve sıtma programlarının etkinliğini değerlendirmek için de kullanılabilir.
Sıtma, COVID-19 ve iklim değişikliği arasındaki bağlantı, sıtma mücadelesinin önemini ve aciliyetini vurgulamaktadır. DSÖ, sıtma için küresel hedeflerin 2030 yılına kadar ulaşılmasını sağlamak için ülkeleri ve ortakları, sıtma müdahalelerini ölçeklendirmeye, yenilikçi araçları benimsemeye, kaynakları artırmaya ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamaya çağırmaktadır. DSÖ, ayrıca, sıtma, COVID-19 ve iklim değişikliği arasındaki bağlantıyı daha iyi anlamak ve yönetmek için araştırma ve izleme kapasitesini güçlendirmeyi hedeflemektedir.
Sıtma, COVID-19 ve iklim değişikliği arasındaki bağlantı, hem zorluklar hem de fırsatlar sunmaktadır. Sıtma, COVID-19 ve iklim değişikliği, insan sağlığı ve refahı için ortak bir tehdit oluştururken, aynı zamanda ortak bir çözüm için ortak bir vizyon ve eylem gerektirmektedir. Sıtma, COVID-19 ve iklim değişikliği arasındaki bağlantı, sağlık sistemlerini güçlendirmek, sağlık eşitsizliklerini azaltmak, sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek ve insan hayatını kurtarmak için bir fırsat olarak görülmelidir.










