Sıtma parazitinin genlerini kontrol eden gizli moleküller
Sıtma, sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan bir hastalıktır. Sivrisinekler, kan emerken parazitleri insanlara aktarırlar. Bu parazitler, kana girer girmez kırmızı kan hücrelerine yerleşir ve çoğalmaya başlar. Parazitlerin çoğalması, ateş, titreme, baş ağrısı ve diğer belirtilere neden olur. Sıtma, özellikle Afrika, Asya ve Latin Amerika gibi tropikal ve subtropikal bölgelerde yaygındır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, 2020 yılında yaklaşık 229 milyon kişi sıtmaya yakalanmış ve 409 bin kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Bu hastalığın en yaygın ve ölümcül türü olan Plasmodium falciparum, özellikle küçük çocuklar ve hamile kadınlar için büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Bu parazitin gen ifadesini nasıl düzenlediğini anlamak, yeni tedavi yöntemleri geliştirmek için önemlidir.
Kaliforniya Üniversitesi’nden bir grup bilim insanı, P. falciparum’un gen ifadesinde rol oynayan uzun kodlamayan RNA molekülleri (lncRNA) üzerine araştırma yapmıştır. Bu moleküller, hücrelerin çekirdeğinde bulunur ve genlerin çalışmasını etkiler. LncRNA’ların bazı kanser ve nörolojik hastalıklarla bağlantılı olduğu bilinmektedir. Ancak P. falciparum’da lncRNA’ların işlevi henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Araştırmanın önemi, P. falciparum’un gen ifadesinde lncRNA’ların rolüne dair yeni bir bakış açısı getirmesidir. Bu bilgiler, parazitin yaşam döngüsünü ve cinsel farklılaşmasını durdurmayı ve böylece sıtmanın yayılmasını engellemeyi amaçlayan yeni tedavi yöntemleri geliştirmek için kullanılabilir.

Araştırmacılar, P. falciparum’un gen ifadesini analiz etmek için yüksek çözünürlüklü bir teknik olan RNA-seq kullanmışlardır. Bu teknik sayesinde, parazitin yaşam döngüsünün farklı aşamalarında hangi lncRNA’ların aktif olduğunu belirlemişlerdir. Ayrıca, lncRNA’ların parazitin hücresel yapısında nerede bulunduğunu gösteren bir yöntem olan RNA-FISH kullanmışlardır. Bu yöntem sayesinde, lncRNA’ların parazitin çekirdeği, sitoplazması veya membranında yer aldığını görmüşlerdir.
Araştırma sonucunda, P. falciparum’da 1.768 adet lncRNA tespit etmişler ve bunların 718’inin daha önce tanımlanmadığını görmüşlerdir. Bu lncRNA’lardan birinin (lncRNA-ch14), parazitin cinsel farklılaşmasını ve cinsiyetini kısmen kontrol ettiğini bulmuşlardır. Cinsel farklılaşma, parazitin sivrisineklere geçmesini sağlayan bir süreçtir. Parazitin cinsiyeti ise erkek veya dişi olarak belirlenir. Araştırmacılar, lncRNA-ch14’nün parazitin cinsel farklılaşmasını ve cinsiyetini nasıl etkilediğini daha fazla araştırmayı planlamaktadır.

Araştırmanın lideri Prof. Karine Le Roch, “Artık P. falciparum’un cinsel farklılaşma da dahil olmak üzere yaşam döngüsü ilerlemesini durdurmak için belirli lncRNA’ları hedefleyebiliriz” demiştir. “LncRNA’ların P. falciparum’da farklı hücresel bölmelere dağıldığına dair kanıt bulduk. Lokalizasyonlarına bağlı olarak, gen ifadesinin ve sıtma parazitinin yaşam döngüsü ilerlemesinin düzenlenmesinde önemli roller oynadıkları bulunmuştur.”










