Ağrı, depresyon ve anksiyete: Beden ve zihnin ortak belirtileri
Ağrı, depresyon ve anksiyete, insanların doktora başvurdukları en sık rastlanan sorunlardır. Bu üç semptom birbirini etkileyen bir döngü içindedir. Ağrı uyku kalitesini düşürür, uyku yoksunluğu da ruh halini bozar. Depresyon ve anksiyete ise ağrıya daha hassas olmaya neden olur. Ayrıca, beyinde ağrı ve ruh hali ile ilgili bölgeler birbirine bağlıdır. Bu nedenle, ağrıyı tedavi etmek yeterli olmayabilir. Depresyon ve anksiyeteyi de tanımak ve tedavi etmek gerekir.
Ağrı, depresyon ve anksiyete arasındaki ilişkiyi anlamak için, bu semptomların nasıl ortaya çıktığına ve nasıl ölçüldüğüne bakmak gerekir. Ağrı, vücudun zarar gördüğünü veya tehlikede olduğunu bildiren bir sinyaldir. Ağrının şiddeti, tipi ve süresi kişiden kişiye değişir. Bazı insanlar aynı uyarana karşı daha duyarlıdır, bazıları ise daha dayanıklıdır. Ağrının nedeni bulunamadığında veya tedavi edilemediğinde, kronik ağrı olarak adlandırılır. Kronik ağrı, insanların yaşam kalitesini düşürür, işlevselliğini azaltır ve sosyal ilişkilerini bozar.

Depresyon, insanların kendilerini üzgün, çaresiz, değersiz veya umutsuz hissetmelerine neden olan bir ruh hali bozukluğudur. Depresyonun belirtileri arasında ilgi kaybı, uyku problemleri, iştah değişikliği, yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, suçluluk duygusu ve intihar düşünceleri sayılabilir. Depresyonun nedenleri tam olarak bilinmemektedir, ancak genetik, biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir.
Anksiyete, insanların endişeli, korkulu, gergin veya panik hissetmelerine neden olan bir duygu durumudur. Anksiyetenin belirtileri arasında kalp çarpıntısı, terleme, titreme, nefes darlığı, mide bulantısı, baş dönmesi ve kaçınma davranışları sayılabilir. Anksiyetenin nedenleri de tam olarak bilinmemektedir, ancak genetik, biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir.
Ağrı ile depresyon ve anksiyete arasında karşılıklı bir etkileşim vardır. Ağrısı olan kişiler iyi uyuyamazlar ve bunun sonucunda ortaya çıkan yorgunluk ruh hallerini etkileyerek onları depresyon ve kaygıya karşı savunmasız hale getirir. Depresyon veya anksiyete ile ilgili problemlere sahip olmak da ağrıya duyarlılığı artırabilir. Bu durumda ağrının hem nedeni hem de sonucu olabilir.
Beyindeki sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan kimyasallara nörotransmitter denir. Nörotransmitterlerin dengesi hem ağrının hem de ruh halinin düzenlenmesinde önemlidir. Örneğin serotonin adlı bir nörotransmitter hem ağrının azaltılmasında hem de depresyonun önlenmesinde rol oynar. Serotonin seviyesi düşük olan kişilerde hem ağrı hem de depresyon riski artar. Aynı şekilde, endorfin adlı bir nörotransmitter hem ağrının azaltılmasında hem de anksiyetenin önlenmesinde rol oynar. Endorfin seviyesi düşük olan kişilerde hem ağrı hem de anksiyete riski artar.
Ağrı, depresyon ve anksiyeteyi tedavi etmek için, doktorlar hastaların hem fiziksel hem de psikolojik semptomlarını ölçebilecekleri kısa testler kullanabilirler. Bu testler, ağrının tipi, şiddeti, depresyonun derecesi, anksiyetenin seviyesi gibi bilgiler verir. Bu bilgiler, tedavi planını belirlemek ve sonuçları izlemek için önemlidir.
Ağrının ölçülmesi için kullanılan bir test PEG (Ağrı Şiddeti, Etkilenme ve Genel Puan) adlı bir ölçektir. Bu ölçek hastalara üç soru sorar: Ağrınızın şiddeti nedir? Ağrınız sizi ne kadar etkiliyor? Ağrınızın genel olarak ne kadar kötü olduğunu düşünüyorsunuz? Hasta bu sorulara 0 ile 10 arasında bir puan verir. Puanlar toplanarak genel bir ağrı puanı elde edilir.
Depresyonun ölçülmesi için kullanılan bir test PHQ-9 (Hasta Sağlık Anketi-9) adlı bir ölçektir. Bu ölçek hastalara son iki haftada dokuz depresyon belirtisi yaşayıp yaşamadıklarını sorar. Hasta bu belirtilerin sıklığını 0 ile 3 arasında bir puan verir. Puanlar toplanarak genel bir depresyon puanı elde edilir.
Anksiyetenin ölçülmesi için kullanılan bir test GAD-7 (Genelleştirilmiş Anksiyete Bozukluğu-7) adlı bir ölçektir. Bu ölçek hastalara son iki haftada yedi anksiyete belirtisi yaşayıp yaşamadıklarını sorar. Hasta bu belirtilerin sıklığını 0 ile 3 arasında bir puan verir. Puanlar toplanarak genel bir anksiyete puanı elde edilir.
Bu kısa ölçüm araçları 100’den fazla dile çevrilmiştir. Bu testlerin geliştiricisi Dr. Kurt Kroenke, semptomları ölçmek ve tedavi etmek konusunda uzmanlaşmış bir doktordur. Semptomlarla ilgili pek çok makale yazmıştır.
Semptomlar, bedenin ve zihnin ortak belirtileridir. Ancak hastalar genellikle sadece ağrıdan bahsederler. Doktorlar da sadece ağrının nedenini araştırırlar. Bu durum, semptomların iyileşmesini engelleyebilir. Oysa beden ve zihin bir bütündür ve her ikisi de sağlıklı olmalıdır.

Bu yazının yazarı Dr. Kurt Kroenke, beden ve zihnin birlikte hasta olduğunu söyleyen eski bir şairin sözleriyle bitirmiştir. Bu şair Ovid’dir ve MÖ 43 yılında doğmuştur. Ovid’in yazdığı şiirlere Metamorfozlar adı verilir. Bu şiirlerde insanların hayvanlara veya bitkilere dönüştüğü efsaneler anlatılır. Ovid’in söylediği söz şöyledir: “Aklım bedenimden daha iyi değil; ikisi de aynı şekilde hasta ve ben iki kez inciniyorum." Bu söz, ağrının hem fiziksel hem de psikolojik boyutunu vurgular.










