Hava kirliliği kalp hastalığı riskini nasıl etkiliyor?

Hava kirliliği, özellikle kalp hastalığı olan kişiler için ciddi bir sağlık sorunu oluşturmaktadır. Ancak hava kirliliğinin kaynağı, mevsimi ve türü de kalp hastalığı riskini etkileyebilmektedir. Salt Lake City’deki Intermountain Health’in yeni araştırması, dağlık bölgelerde yaşayan insanların hava kirliliğine maruz kalma şekillerinin ve bunun kalp sağlığı üzerindeki etkilerinin farklı olduğunu ortaya koymuştur.

Hava kirliliği nedir?

Hava kirliliği, havada zararlı veya istenmeyen maddelerin bulunmasıdır. Hava kirliliği, doğal veya insan kaynaklı olabilir. Doğal hava kirliliği, volkanik patlamalar, orman yangınları, toz fırtınaları gibi olaylardan kaynaklanabilir. İnsan kaynaklı hava kirliliği ise, araçlar, sanayi, enerji üretimi, tarım, atık yönetimi gibi faaliyetlerden kaynaklanabilir.

Hava kirliliği, havadaki partikül madde (PM) ve gazlardan oluşur. Partikül madde, havada asılı kalan katı veya sıvı taneciklerdir. PM 2,5 , çapı 2,5 mikrometreden küçük olan partikül maddelerdir. PM 2,5 , insan sağlığı için en tehlikeli olan partikül maddedir, çünkü solunum yollarına ve akciğerlere kolayca ulaşabilir. Gazlar ise, havada bulunan ve kimyasal reaksiyonlara giren maddelerdir. Ozon, karbon monoksit, kükürt dioksit, azot oksitler gibi gazlar hava kirliliğinin önemli bileşenleridir.

Hava kirliliği ve kalp hastalığı arasındaki ilişki

Hava kirliliği, kalp hastalığı riskini artıran bir faktördür. Hava kirliliği, kan basıncını, kalp atış hızını, kan pıhtılaşmasını, inflamasyonu, oksidatif stresi, damar sertliğini ve plak oluşumunu etkileyebilir. Bu da, kalp krizi, göğüs ağrısı, ritim bozukluğu, kalp yetmezliği, inme gibi kalp hastalığı komplikasyonlarına yol açabilir.

Hava kirliliğinin kalp hastalığı üzerindeki etkisi, kirliliğin kaynağı, mevsimi ve türüne göre değişebilir. Salt Lake City’deki Intermountain Health’in yeni araştırması, dağlık bölgelerde yaşayan insanların hava kirliliğine maruz kalma şekillerinin ve bunun kalp sağlığı üzerindeki etkilerinin farklı olduğunu ortaya koymuştur.

Dağlık bölgelerde hava kirliliği ve kalp hastalığı

Salt Lake City, Utah, ABD, Wasatch Front adı verilen bir dağlık bölgede yer almaktadır. Bu bölgede, hava kirliliği seviyeleri, iki ayrı mevsimde yükselmektedir: Yaz aylarında kontrol edilemeyen yangın mevsimi ve kış aylarında tersine dönme mevsimi.

Yaz aylarında, orman yangınları, Kaliforniya veya Oregon gibi 700 mil veya daha uzaktaki yerlerde üretilen dumanı havaya salar. Bu duman, PM 2,5 partikül maddesini artırır. Kış aylarında ise, soğuk hava, çevredeki dağ sıraları tarafından hapsedilir. Bu da, araçlar ve sanayiden kaynaklanan kirleticileri soğuk, alt katmanda tutar. Bu duruma tersine dönme denir. Tersine dönme sırasında, sıcaklıklar yükselmeyle birlikte yükselir.

Intermountain Health’in araştırması, bu iki mevsimdeki hava kirliliğinin kalp hastalığı riskini farklı şekillerde etkilediğini göstermiştir. Araştırma için, 1999 ile 2022 yılları arasında, Wasatch Front bölgesindeki 11 hastanede kalp krizi veya dengesiz göğüs ağrısı nedeniyle tedavi gören 21.414 kişinin sağlık kayıtları incelenmiştir.

Araştırmacılar, PM 2,5 partikül maddesindeki artışın kış mevsiminde artan kalp krizi riskiyle ilişkili olduğunu, ancak yazın kontrol edilemeyen yangın mevsiminde bu durumla ilişkili olmadığını bulmuşlardır. Ayrıca, her iki mevsimde de dengesiz göğüs ağrısı riskinin arttığını, ancak insanların kış aylarında tedavi görmek için iki haftaya kadar beklediklerini bulmuşlardır. Araştırmacılar, hastaneye yatış oranları ile ozon kirliliği seviyeleri arasında hiçbir ilişki bulamamışlardır.

Araştırmanın ikinci bölümünde, araştırmacılar, PM 2,5 ile ozon arasındaki ilişkiye ve atriyal fibrilasyonu olan hastaların hastaneye yatırılmasına bakmışlardır. Atriyal fibrilasyon, kalbin üst odacıklarının düzensiz ve hızlı atmasıdır. Atriyal fibrilasyon, kalp hastalığı, inme, kalp yetmezliği gibi komplikasyonlara neden olabilir.

Araştırmacılar, daha önce atriyal fibrilasyon tanısı alan ve herhangi bir nedenle hastaneye kaldırılan 347.157 kişinin elektronik sağlık kayıtlarını incelemişlerdir. 1999 ile 2022 yılları arasında aynı 11 hastanede 25.601 kişi özel olarak atriyal fibrilasyon nedeniyle hastaneye yatırılmış ve 77.893 kişiye ilk kez atriyal fibrilasyon tanısı konulmuştur.

Araştırmacılar, PM 2,5’teki kısa vadeli artışların, halihazırda atriyal fibrilasyon tanısı almış hastalarda tüm nedenlere bağlı hastaneye yatışların artmasına yol açtığını, ancak ilk kez atriyal fibrilasyon tanısında bir artış olmadığını bulmuşlardır. Ayrıca, özellikle atriyal fibrilasyon nedeniyle hastaneye kaldırılma oranının yaz orman yangını sezonunda da daha yüksek olduğunu bulmuşlardır (yüksek PM 2,5 seviyelerinin olduğu her gün için yaklaşık yüzde 9 ila yüzde 10 artış ve kışın yalnızca yüzde 3). 

Sonuç

Hava kirliliği, kalp hastalığı riskini artıran bir çevresel faktördür. Ancak hava kirliliğinin kaynağı, mevsimi ve türü de kalp hastalığı riskini etkileyebilmektedir. Salt Lake City’deki Intermountain Health’in yeni araştırması, dağlık bölgelerde yaşayan insanların hava kirliliğine maruz kalma şekillerinin ve bunun kalp sağlığı üzerindeki etkilerinin farklı olduğunu ortaya koymuştur. Araştırma, PM 2,5 partikül maddesinin kış mevsiminde kalp krizi, yaz mevsiminde ise atriyal fibrilasyon riskini artırdığını göstermiştir. Ozon kirliliğinin ise herhangi bir etkisi bulunmamıştır. Bu bulgular, hava kirliliğinin farklı insanları, farklı şekillerde, farklı mevsimlerde etkilediğini göstermektedir. Bu nedenle, hava kirliliği ile mücadele etmek ve kalp hastalığı riskini azaltmak için, bölgesel, mevsimsel ve türsel farklılıkları dikkate almak gerekmektedir. Ayrıca, kalp hastalığı olan kişilerin, hava kirliliği seviyelerini takip etmeleri ve göğüs ağrısı gibi belirtiler yaşadıklarında vakit kaybetmeden hastaneye gitmeleri tavsiye edilmektedir.

sohbet islami sohbetler omegle tv türk sohbet islami sohbet elektronik sigara baskılı poşet baskılı poşet cinsel sohbet