Vardiyalı çalışma uyku sağlığını nasıl etkiliyor?
Uyku, sağlığımız için hayati bir öneme sahiptir. Ancak vardiyalı çalışanlar, uyku-uyanıklık ritimlerini bozan iş saatleri nedeniyle uyku sorunları yaşayabilirler. Hollanda’daki bir araştırma, farklı vardiyalı çalışma düzenlerinin uyku bozuklukları üzerindeki etkisini ve bunun sosyodemografik faktörlerle nasıl ilişkili olduğunu inceledi. Araştırmanın sonuçları, gece vardiyasında çalışmanın uyku bozuklukları için en yüksek risk faktörü olduğunu gösterdi. Ayrıca, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi ve yaşam durumunun da uyku sağlığını etkilediği bulundu.
Uyku bozuklukları, uykuya dalmakta, uyumakta veya uyanmakta zorluk çekmek, gündüz aşırı uyku hali, uyku sırasında anormal davranışlar, solunum veya hareket problemleri veya uyku-uyanıklık döngüsünün bozulması gibi durumları içerir. Uyku bozuklukları, fiziksel ve zihinsel sağlığı, iş performansını, yaşam kalitesini ve güvenliği olumsuz etkileyebilir.

Vardiyalı çalışma, uyku-uyanıklık ritmini doğal ışık-donukluk döngüsünden ayırarak uyku bozukluklarına yol açabilir. Vardiyalı çalışma, sabah, akşam, gece veya dönüşümlü vardiyalar şeklinde olabilir. Vardiyalı çalışanlar, uyku bozukluklarına karşı daha savunmasızdır.
Hollanda’daki araştırmacılar, 37.000’den fazla katılımcıdan vardiyalı çalışma düzenleri, demografik bilgiler ve uyku bozuklukları ile ilgili anketler doldurmalarını istediler. Altı uyku bozukluğu kategorisi değerlendirildi: uykusuzluk, aşırı uyku, parasomni, uykuyla ilişkili solunum bozuklukları, uykuyla ilişkili hareket bozuklukları ve sirkadiyen ritim uyku-uyanıklık bozuklukları.
Araştırmanın sonuçları, gece vardiyasında çalışmanın uykuyla ilgili en zayıflatıcı durum olduğunu gösterdi. Gece vardiyasında çalışanların yarısı 24 saat içinde altıdan az uyuduğunu, yüzde 51’i bir uyku bozukluğu, yüzde 26’sı iki veya daha fazla uyku bozukluğu bildirdi. Tüm çalışma popülasyonunda yaklaşık üçte biri en az bir uyku bozukluğu açısından pozitif puan alırken, yüzde12,6’sı iki veya daha fazla uyku bozukluğu için pozitif puan aldı.
Araştırmacılar ayrıca demografik faktörlerin uyku sağlığını etkileyip etkilemediğini de araştırdılar. Sonuçlar, erkeklerin kadınlara göre daha az saat uyuduğunu ancak uyku bozukluklarının kadınlarda daha yaygın olduğunu gösterdi. Yaş aynı zamanda uyku sağlığını da etkiledi: Yaşlı katılımcılar daha kısa saatler uyuma eğilimindeydi ancak uyku bozukluklarının ve eşlik eden hastalıkların çoğunun, 30 yaş ve altındaki en genç katılımcı grubu arasında daha yaygın olduğu görüldü. Eğitim düzeyi de uyku bozuklukları ile ilişkiliydi: Daha düşük eğitimli genç yetişkinler, daha kısa süre uyudu ve uyku bozuklukları ve buna eşlik eden hastalıklar açısından anlamlı derecede daha yüksek bir prevalansa sahipti. Ayrıca, katılımcıların kiminle yaşadıkları da uyku sağlığını etkiledi: Eşi ve/veya çocukları ile yaşayanlar, yalnız veya başkalarıyla yaşayanlara göre daha uzun süre uyudu.
Araştırmanın kıdemli yazarı Dr. Marike Lancel, “Gündüz saatlerinde düzenli vardiyalarda çalışmaya kıyasla, diğer vardiya türlerinde çalışmanın, özellikle dönüşümlü ve düzenli gece vardiyasında çalışırken daha fazla uyku bozukluğu oluşumuyla ilişkili olduğunu gösterdik” dedi. Lancel, gece vardiyasında çalışanların, yaşadıkları gündüz çalışmasına odaklı ortamla senkronize olmayacağından, gece çalışmasının tüm olumsuz sonuçlarını tamamen önlemek pek mümkün olmadığını da belirtti.

Araştırmanın bazı sınırlamaları olduğunu da ekledi. Örneğin, uyku bozukluğu olan bireyler uyku odaklı çalışmalara sağlıklı uyuyanlara göre daha kolay katılabilir. Yine de araştırmacılar, bulgularının, vardiyalı çalışmanın uyku sağlığı üzerindeki etkisini daha iyi anlamak için önemli bir katkı sağladığını söylediler.










